BASIN DUYURUSU

7 Ağustos'2002


İŞAD’dan çağrı:

Türkiye’nin AB yolunda attığı tarihi adımı tüm taraflar iyi değerlendirmeli:

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Kopenhag Kriterleri’ne uyum için gereken yasal düzenlemeleri 18 saat aralıksız süren tarihi bir oturumla onaylaması, Aralık 2002 de gerçekleşecek ve ana konusu AB Genişleme Süreci olacak Kopenhag Zirvesi’nde kendisine Tam Üyelik Müzakerelerine Başlama Tarihi verilmesinin Türkiye için ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Siyasileri, işverenleri, işçisi, çiftçisi ile bu karar için çalışan ve baskı kuran Türk milleti geleceğini Avrupa Birliği’nde gördüğünü ve bu amaçla kökleşmiş sorunlarına rağmen gerekenleri yerine getirme iradesine sahip olduğunu ispat etmiştir. Türk halkı tarafından ortaya konan bu iradenin Türk siyasi çevreleri tarafından algılandığına, dolayısıyla Türkiye’nin AB’ye tam üyelik yolunda, başta geçirilen yasaların uygulanması olmak üzere, bundan sonra atması gereken adımları daha süratli atacağına kuşku yoktur. Bu son derece önemli gelişmeden sonra İŞAD gerek Avrupa Birliği gerekse KKTC siyasilerine seslenmektedir:

 

Avrupa Birliği Türk halkı tarafından ortaya konan siyasi iradeyi iyi değerlendirmelidir. Lüksemburg Zirvesi’nde son derece hatalı bir yaklaşımla Türkiye’ye kapanan AB kapılarının Helsinki Zirvesi’nde açılmasının ne denli doğru olduğu artık ortadadır. Şimdi yapılması gereken bu kapıların Türkiye için daha da açılması ve gerekenleri yerine getirmesi halinde AB üyeliği müzakerelerine başlama tarihinin Türkiye’ye verilmesidir. Tarih almak için Türkiye’nin geçirdiği yasal düzenlemeleri en kısa zamanda uygulamaya koyması gerekir. Ancak, Aralık ayına kadar önümüzde bulunan kısa süre göz önünde tutulduğunda bu yasaların tümünün uygulanmasını ön şart olarak talep etmek gerçekçi ve yapıcı bir yaklaşım olmayacaktır. AB Yunanistan’ın üyeliğinde gösterdiği esnekliği Türkiye’ye de göstermeli ve yasaların iyi niyetle uygulanmaya konmaya başlanmasını yeterli görmelidir.

 

Türkiye’ye AB üyeliği için müzakerelere başlama tarihi verilmesi biz Kıbrıs Türk halkı için de büyük önem taşımaktadır. Büyük çoğunluğuyla Kıbrıs’ta iki devletli yeni bir ortaklık ve kurulacak bu yeni ortaklığın Avrupa Birliği üyesi olmasını talep eden halkımız bu hedefin gerçekleşebilmesi için Kıbrıs üzerindeki Türk-Yunan dengelerinin korunması gerektiğinin bilincindedir.  Kıbrıs sorununa bulunacak çözüm AB üyeliğini içereceğine göre Türk-Yunan dengelerin sağlanması için bilenen diğer unsurlar yanında Kopenhag Zirvesinde Türkiye’ye müzakere tarihinin verilmesi gerekmektedir. Gerekli yasal uyumları yerine getiren Türkiye’ye bu tarihin verilmesi için AB’nin teknik değerlendirmelerin ötesinde gereken siyasi iradeyi koymasını bekliyoruz. Tam üyelik takvimi verilmesi Türkiye’nin gereken tüm kriterleri yerine getirmesine yardımcı olacak, ayrıca AB üyeliğinin Kıbrıs sorununa getirmesi beklenen olumlu etkinin gerçekleşmesini sağlayacaktır. Diğer taraftan Kbrıs sorununda sağlanacak olumlu gelişmeler de Türkiye’nin AB’den müzakere tarihi almasını kolaylaştıracak, Türk AB ilişkileri rahatlayacaktır.

 

İŞAD bu gelişmeler ışığında KKTC Hükümeti’ni de artık AB yönünde daha gerçekçi politika ve söylemler üretmeye davet etmektedir. Hükümetimiz AB üyeliğine yönelik uyum çalışmalarına başlamalı ve ekonomiyi bu vizyon çerçevesinde şekillendirmelidir. Sayın Cumhurbaşkanımız da Avrupa Birliği yönünde irade koyan Sivil Toplum Örgütlerine haksız eleştiri yöneltmekten vazgeçmeli ve bu konudaki söylevlerini olumlu yönde geliştirmelidir. Türkiye ile kader birliği içerisinde olduğumuzu savunurken Avrupa Birliği’ne karşı tavır almak artık tutarsız bir siyaset oluşturmaktadır. Türkiye’nin de ekonomik çıkarlarını gördüğü AB üyeliğinin bizi ekonomik sıkıntılara sürükleyeceği iddiası gerçeklerden kopuktur. Siyasi açıdan da GKRY’nin tek taraflı AB üyeliğine yol açacak siyasetler takip etmek Türkiye’nin AB üyeliği hedefine hayati darbe vurmaktır. Bu nedenlerden dolayı artık gerek halkımız gerekse Türkiye tarafından net şekilde ortaya konan AB vizyonunun müzakere masasında bizi temsil eden Cumhurbaşkanımız tarafından da açıkça benimsenmesini ve bu olumlu imajın en etkin şekilde uluslararası alana yansıtılmasını beklemekteyiz.

 

İŞAD önümüzdeki kritik aylarda tüm ilgili tarafları yaşanan tarihi gelişmeleri Kıbrıs’ın, Avrupa’nın ve tüm bölgenin geleceği için en iyi şekilde değerlendirmeye tekrar davet eder ve tüm tarafların kazanımına yol açacak çözüm ve AB üyeliği hedefi için çalışmaya devam edeceğini değerli kamuoyumuzun bilgisine getirir.