11.7.2005

 

Sayın Mehmet Ali Talat

KKTC Cumhurbaşkanı

Lefkoşa.

 

Sayın Cumhurbaşkanımız,

 

Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümüne yönelik süreç boyunca, ve asıl Kopenhag, daha sonra da Lahey aşamalarında, Kıbrıs Türk halkı adına, önümüze konan yaşamsal imkan ve fırsatlar; kendi yönetimlerimizin gösterdiği basiretsiz ve olumsuz yaklaşımlar ve izlenen stratejik önemde yanlış politikalar  nedeniyle yitirilmiştir.

 

24 Nisan 2004 referandumunda, Kıbrıs Türk halkı, Annan Planı'na onay vererek, Kıbrıs'ın yeniden birleştirilmesi ve AB'ne giriş yönündeki iradesini tüm dünyaya kuvvetli ve çok net bir biçimde duyurmuştur. Halkımızın bu iradesinin değişmediğine inanmaktayız.

 

Referandumun ardından, AB Komisyonu'nun hazırladığı Direkt Ticaret ve Mali Yardım Tüzüklerinin birlikte onaylanması öngörülmüştür.  Ancak Rum tarafının müdahalesi ve olumsuz tutumu nedeniyle bu mümkün olamamıştır. AB'nin, içine düştüğü bu çelişkiyi aşabilmek ve vermiş olduğu sözü yerine getirmek için, Kıbrıslı Türklerin  hakettikleri mali yardımlardan faydalanması ve izolasyonların kaldırılması için çareler üretme ve rumları ikna etme gereksinimi vardır.

 

Mali Yardım Tüzüğü'nün yürürlüğe girmesi ve 259 milyon Euro'luk yardımın alınması konusunda tartışmalar sürmektedir. Her ne kadar Direk Ticaret Tüzüğü'nün Kıbrıs’lı Türkleri tatmin etmekte yeterli olmadığı anlaşılmış olsa da ,Türk tarafının, Mali Yardım Tüzüğü'nün, Direkt Ticaret Tüzüğü'nden ayrılarak, Kıbrıs Türk halkının kullanımına sunulmasına sıcak bakmadığı da bilinmektedir. 

 

İŞAD, Mali Yardım Tüzüğü'nün amacının, Kıbrıs Türk ekonomisini AB'ne uyumlaştırmak, Kuzey Kıbrıs'ın alt yapısının iyileştirilmesi  ve Rum ekonomisi ile arasındaki farkı gidermeye yönelik olduğunun bilincindedir.

 

Bize göre bu yardımın alınmaması suretiyle elde edilebilecek hiç bir ekonomik kazanım yoktur.

 

İŞAD, Mali Yardım Tüzüğü'nün, Direkt Ticaret Tüzüğü ile birlikte yürürlüğe girmesi yönündeki ısrarın, AB'nin vicdanını rahatsız ederek, onları motive edeceği yönündeki öngörüler yerine,  Mali Yardım Tüzüğünün uygulanmasındaki kısıtlamalar esnetilerek etkin şekilde kullanımını ve Direk Ticaret Tüzüğüne alternatif, daha geniş kapsamlı izolasyonların kaldırılıp Serbest Ticaretin konu edileceği bir kararla Mali Yardımın Tüzüğünün uygulanmasını talep etmektedir.  Bunun dışındaki yaklaşımlar  ve ısrarın, umulanın tam aksine, AB'ne "biz yardım etmek istedik ama Türkler almadı" şeklinde vicdani bir rahatlama getireceğine inanmaktayız. Ayrıca sözkonusu yardımla ilgili olarak yayılmaya çalışılan "yardım alan emir alır, boyunduruk altına girer" gibi yaklaşımları da köhne ve Avrupa değerleriyle bağdaşmayan yaklaşımlar olarak görmekteyiz.

 

AB'nde geçerli yaklaşım ve uygulamaya göre; her üye devlet, ekonomik gücü oranında AB bütçesine katkıda bulunur ve üye veya aday ülkeler de ekonomik yetersizliği ve ihtiyacı oranında yardım alır. Böylece genel ekonomik düzey, homojen biçimde yükseltilmeye çalışılır. Katkıda bulunan üyelerin, katkı alanlara üstünlüğü söz konu bile değildir. AB'nde geçerli anlayış budur. Halkımıza, geçerli olmayan kimi kaygılarla olumsuzluk telkin edilmesini doğru bulmuyoruz.

 

Mali yardım ile; limanlarımız, santrallarımız, sağlık servislerimiz ve diğer pek çok altyapı ihtiyaçlarımız, bu yardımların bilinçli bir şekilde değerlendirilmesiyle, belli bir düzeye yükseltilebilir. Daha da önemlisi, AB ile Kıbrıs Türk halkı arasında kurumsal bir bağ ve iletişim kurularak değerli deneyimler elde edilebilir.

 

İŞAD olarak tercihimiz ve talebimiz, KKTC'ndeki iktidarın, sağduyu ile bu gerçekleri görerek, Mali Yardım Tüzüğü'nün yürürlüğe girişi yönünde olumlu bir tutum sergilemesi ve Türkiye'nin de bu yönde olumlu tavır alarak, AB'nden gelecek mali yardımın, kendi hükümetimizin inisiyatif ve etki alanı kapsamında yürürlüğe girmesinin önünü açmasıdır.

 

AB’nin tüzükleri önerirken gösterdiği kararlılığı göstererek, KKTC Hükümeti ve idarecileriyle Türkiye'nin, mevcut tutumunda ısrar etmesi halinde; söz konusu Mali Yardım Tüzüğü'nü, ileride serbest ticarete de kapı açacak niteliğe kavuşturarak, söz konusu Mali Yardım Tüzüğü'nün esasen Kıbrıs Türk halkının ekonomik yararı gözetilerek hazırlandığının bilinci içinde, doğrudan Kıbrıs Türk halkına aktarımı için gerekli mekanizmaları, ilgili örgütlerle yakın işbirliği ve eşgüdüm içinde, tek taraflı olarak yürürlüğe koyma yönünde gerekli kararları üretmeye davet ediyoruz.

 

İŞAD Yönetim Kurulu Adına

BAŞKAN

 

ÖZALP NAİLER