|
14
Temmuz 2005
KKTC İŞAD Yönetim Kurulu Kıbrıs sorununun en önemli ve yaşamsal
boyutlarını vurguladı:
İNSAN
VE TOPRAK
-
Mülk sorunu, Annan planında öngörülen kriterler veya
onabenzer kapsamlı planla çözümlenebilir.
-
Direk Ticaret Tüzüğünün bize sağlayacağı mali ve
izolasyonun kaldırılması avantajından vazgeçmeden Serbest Ticaretin
düzenlenmesini talep etmeliyiz
KKTC İşadamları Derneği, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile yaptığı
görüşmede, Kıbrıs sorununun en önemli ve yaşamsal boyutunun İnsan ve
Toprak olduğunu vurguladı.
Kıbrıs sorununun siyasi ve ekonomik konuları ile Türkiyenin ek
protokolü imzalaması konusunun ele alındığı görüşmede konuşan İŞAD
Başkanı Özalp Nailer ve İŞAD Yönetim Kurulu üyeleri, İŞAD olarak
hükümetin kayıt dışı işgücü ve firmaları kayıt altına almasıyla ilgili
çalışmaları takdirle karşıladıklarını söylediler.
Ekonomimizin daha efektif olması için işgücüne ve nüfüsa ihtiyacı
bulunduğunu ancak, Ülkedeki nüfus artışı ve vatandaşlığın Kıbrıslı
Türklerin sosyal ve ekonomik düzeyine uygun, siyasi ve demokratik
yapısını bozmadan, Avrupa Ülkelerinde olduğu gibi seçici kriterler
getirilip yasalarla düzenlenmesini isteyen İŞAD Yönetim Kurulu üyeleri,
Mülk sorununun da Annan Planında öngörülen kriterler veya ona benzer
kapsamlı bir planla çözümlenmesi gerektiğine işaret ettiler.
Mülk konusunda analiz ve durum tesbiti değerlendirmesi yapmak, yeniden
görüşmelerde ve şuandaki uluslararası iddialarda, veri olarak
kullanabilmek için, bir data çalışmasına ihtiyaç bulunduğunu dile
getiren İŞAD Yönetim Kurulu üyeleri, İŞAD, bu konuda derinlemesine
tesbitler yapılabilmesi için, sizinle ve hükümetimizle işbirliği yapmak
istemektedir.dediler.
AB
Tüzükleri ve Türkiyenin ek protokolü imzalaması konusunun da ele
alındığı görüşmede İŞAD Başkanı Özal Nailer şöyle konuştu:
Ziyaretimizin amaçlarından biri de, ABnin referandum sonrasında Kıbrıs
Türkleri için önermiş olduğu Mali Yardım ve Direk Ticaret Tüzükleridir.
Kıbrıs Türkleri ABnin vermiş olduğu bu sözü yerine getirmesini
beklemektedir. Ancak, ABnin bir üyesi olmuş Rum Yönetiminin baskıları
sonucu, iki tüzüğü ayni anda yürürlüğe konması imkansız görülmektedir.
Bu nedenle, İŞAD, Direk Ticaret Tüzüğünün bize sağlayacağı mali ve
izolasyonun kaldırılması avantajından vazgeçmeden, bunun yerine daha
geniş avantajlar sağlayacak olan, ABnin malların ve insanların serbest
dolaşımı anlayışıyla da uyumlu, Türkiyenin Ankara Antlaşmasına ek
Gümrük Birliğinin genişletilmesindeki sorunları da ortadan kaldıracak
olan ve Rum tarafının, Türkiye ile ticari ve liman ilişkilerinin
kolaylaşacağı Serbest Ticaret düzenlemesini talep edip, eş zamanlı
olarak, Kıbrıs Türk ekonomisini AB'ne uyumlaştırmak, Kuzey Kıbrıs'ın alt
yapısının iyileştirilmesi ve Rum ekonomisi ile arasındaki farkı
gidermeye yönelik Mali Yardım Tüzüğü'nün kısıtlamaların esnetilerek,
AB'nden gelecek mali yardımın, kendi hükümetimizin inisiyatif ve etki
alanı kapsamında yürürlüğe girmesinin önünü açması ve derhal uygulanması
talebini yinelemektedir. AB bu tüzükleri kendi iradesiyle yaptı, bunu
kendi iradesiyle ayırmalıdır tespiti doğru bir tespittir. Ancak,
Yöneticilerimizin ve biz sivil toplum örgütlerinin, yönlendirmeleri ve
talepleri, Kıbrıs Türk Halkının referandumdaki göstermiş olduğu
iradenin sonucunda kendisine verilen sözlerin, Ollie Rehnin söylediği
AB, verilen söze bağlı kalmanın temel değer olduğu bir ilke üzerine
kurulmuştur hatırlatmasını yapmak ve Rum Yönetimini etkileyerek ABnin
bu iradeyi kullanmasında hızlandırıcı ve etkin olması içindir.
|
|