18 Temmuz 2006


İŞAD Yeni Süreci Destekliyor

Tüm uluslararası toplumun desteğini alan BM Çözüm Planı’nın, referanduma sunularak bilinen sebeplerle sonuçsuz kalması ve Kıbrıs’ta çözümün belirsiz bir tarihe ertelenmesinin ardından iki yılı aşkın bir süre geçmiştir.

Çözüm adına ciddi hiç bir girişimin yapılmadığı bu zaman içinde, K.Türk Halkı olarak taraf olmadığımız, fakat her aşaması ve sonuçları bizler için hayati önemde olan gelişmelere tanık olunmuştur.

Şimdiki yapısı ile sadece Kıbrıslı Rumları temsil eden “Kıbrıs Cumhuriyeti”  tüm Kıbrıs adına AB üyesi olmuş, onların da taraf olduğu AB ile Türkiye katılım müzakerelerini başlatmış ve beklendiği gibi Kıbrıs Sorunu’nun bu sürecin en büyük tehdidi olduğu artık anlaşılmıştır.

Kıbrıslı Türkler barışa olan ihtiyacın farkında iken, Kıbrıslı Rumlar, geçen sürecin kendi leyhlerine çalıştığını düşünerek aynı ihtiyacı duymamakta ve politikalarını bu doğrultuda uygulamaktadırlar ve geçen süreç çözümü daha da zorlaştırmaktadır.

Çözümsüzlüğün devamı halinde ise adanın bölünmüşlüğü kalıcı hale gelecek ve böyle bir durumdan taraflardan hiç birinin kazançlı çıkması söz konusu olmayacaktır.

Kaybedilen bu olumsuz zamanın ardından, geçtiğimiz günlerde BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın siyasi işlerden sorumlu yardımcısı İbrahim Gambari, Kıbrıs’ta her iki toplum liderini de bir araya getirerek çözüm yönünde önemli sayılacak yeni bir süreci başlatmıştır.

Sonuçlarından umut ve beklentilerimiz hangi düzeyde olursa olsun, desteklenmesi gereken çözüme yönelik bu yeni sürecin açıklanması ardından, yıllardır çözümü engelleyen, Kıbrıs Türkü'ne referandum hakkını vermeyen, çözüme en fazla yaklaştığımız Lahey ve Kopenhag’da hayal kırıklığına sebep olan ve Rum Yönetimine tek başına ve tüm Kıbrıs adına AB üyeliğini sunarak Kıbrıs sorununu Türkiye’nin AB sürecinin en büyük engeli haline getiren  Türkiye’deki AB karşıtları ve Kıbrıs’daki çözüm karşıtı eski işbirlikçilerinin bu yeni süreci de sabote etmek için tekrar sahne aldıklarını ibretle izlemekteyiz.

Kıbrıs’ta çözüm isteyen Kıbrıs Türk Halkı barıştan yana etkin bir dinamizm ortaya koymuş ve bu istencini, 24 Nisan 2004 referandumunda büyük çoğunlukla verdiği “evet” cevabı ile tüm uluslararası topluma kuvvetle seslendirmiş, sergilemiştir.

Kıbrıs Türk Halkı’nın; önümüzdeki dönemde de bu dinamizmi yeniden ortaya koyma  potansiyeline sahip olduğuna ve başlatılan yeni çözüm sürecinin de takipçisi ve destekçisi olarak başarı ile neticelendirilmesi için gerekecek her türlü katkı ve eylemi ortaya koyacağına inanıyoruz.

 

Özalp Nailer

Başkan