
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Tanzimat Sok. No.52 Arabahmet, Lefkoşa – KKTC Tel:+90 392 228 61 26 Fax: +90 392 228 62 39 Mobile: 0533 863 83 61
E-Mail: isad@kibris.net – www.kktcisad.org
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
OEB GENEL KURULU
İŞAD BAŞKANI KONUŞMASI
Sayın Devlet Başkanı,
Sayın Divan Başkan,
Sayın Konuklar,
Değerli Meslektaşlarım,
22 Mayıs 2008
İş adamlarına ait kuruluşların özel günlerinde, davet edilen siyasi yöneticiler dışında kalan diğer konuşmacılar, eğer iş dünyasından geliyorlarsa konuşma konuları genelde özel sektörün sorunları, bu konudaki önerileri ve dünyadaki yeni fırsatlar olur. Kısaca konu ekonomidir.
Aynı ülkede yaşayan fakat gerçekte bitmeyen siyasal sorunlar nedeniyle iki ayrı dünyayı içinde barındıran ülkemizde ise durum biraz farklıdır.
Ne kadar işadamı olursanız olun, konuların bir ucunda hep siyaset vardır.
Siyaset hem iş, hem özel yaşamınızın sanki birlikte yaşamaya mahkûm edildiğiniz bir parçasıdır ve babadan devraldığınız, ülkemize özgü bu yükü taşımak zorunda kalırsınız.
Bu durum ülkemizin her iki tarafındaki iş adamları için aynıdır denebilse de bizler, “parantez” içindeki tarafın, “parantez” içindeki işadamları olarak durumu biraz farklı yaşarız.
Biraz da mizahi yönü ile yaşadıklarımızı, ünlü yazar Aziz Nesin’in bir romanındaki kahramanın yaşamına benzetirim. Romanın ismi “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz”. “Yaşar “ bir Türk erkek ismidir, anlamı ise “hayatta olmak, yaşama”dır. “Yaşamaz “ ise “ölü” .
Yaşar, görevli memurun yaptığı hata ile nüfus kayıtlarına daha doğmadan ölü olarak kaydedilmiş talihsiz bir vatandaştır. Aslında ilk başlarda bir sorun yoktur. Çünkü onun yaşamı hiç kimseyi ilgilendirmemektedir. Problem, daha sonra başlar. Yaşar, askerlik, vergi gibi konular söz konusu olduğunda yaşadığı kabul edilen fakat devlet hizmetleri söz konusu olduğunda “ölü “olan bir kişidir. Aslında “var” olup, “kâğıt üstünde” yok farz edilmek zor bir durumdur. Buna karşın hayat devam ediyor ve her durumun da bir çaresi bulunuyor. Yaşar da böyle yaşamanın bir yolunu bulacaktır hikâyenin sonunda.
Zor bir iş yaşamımız olduğu doğrudur, ayakta kalmak için normalden daha fazla enerji harcamak zorunda kaldık. Bu aslında, ileride hepimizin işine yarayacak ciddi bir know-how ‘ da kazandırdı bizlere.
Ve bizler bir başka şey daha yaptık. İşimizi bir yana bırakıp, ülkemizin ve etkin güçlerin politikalarını değiştirmeleri için uğraş verdik.
Yakın geçmişte, iş dünyası için belki de bir ilk sayılacak şekilde, hazırlanmasına büyük katkı koyduğumuz ortak vizyon çerçevesinde sendikalar ve diğer sivil toplum örgütleri ile kol kola girip sokağa çıktık.
Ve başardık da..
Bu gün geriye dönüp baktığımızda her anını keyifli bir gülümseme ile hatırladığımız günlerdi.
İtiraf etmeliyim ki bugün dört yıl önceki kadar heyecanlı değilim. Ama bugün, umutlu olmamız için dört yıl öncesinden çok daha fazla sebep var..
Biliyoruz ki, toplumlarımız sorunun tarafları olarak görülse de kesin sonuç ancak, ilgili tüm tarafların sürece entegre edilmesi ile alınabilecektir ve bizler soruna taraf olan herkesimin ihtiyacı olduğuna inandığımız çözüm için güçlerimizi birleştirip çalışacağız.
Bu amaçla, kuruluşunuz OEB’nin değerli yöneticileri ile birlikte, SEV (Yunanistan Sanayiciler Birliği) ve TUSİAD’ın (Türk Sanayiciler ve İşadamları Derneği) da katılımı ile adamızda yapılacak olan toplantıların hazırlıklarını sürdürmekteyiz.
İşadamları olarak pratik yaklaşımlarla olumlu katkılarımızı sürdüreceğiz.
Süreç belki biraz sıkıntılı olacaktır fakat cesaretle yaklaşmak ve geçmişimizle yüzleşmek zorundayız.
Bizler işadamları olarak iş dünyamızda da birçok anlaşmaya taraf oluyoruz, şu gerçeğin farkındayız;
Unutmamalıyız ki; liderlerin bugün masada çözmeye çalıştığı her konu, kaybedilen yıllarda tarafların uyguladığı yanlış politikaların sonuçlarıdır ve geçen her gün sorunu daha da karmaşık hale getirmektedir. Bu kez fırsatın kaçırılmamasını diliyoruz fakat, söylemek içimden gelmese de belirtmek zorundayım ki, eğer bu kez başarılamazsa bundan sonrakini bekleyecek kimse kalmayacaktır ve en kötü durum olan belirsizliğin ortadan kalkması ile yetineceğiz.
Bizi çok yoran ve işlerimiz arasında olmaması gereken politikayı bir tarafa bırakıp bir fırsata dikkat çekmek istiyorum.
Bu güne kadar uğraşmak zorunda kaldığımız sorunumuzun nihayet sona ermesi ile açığa çıkacak enerjimizi ve biriken deneyimlerimizi olumlu yönde birleştirdiğimizde hem ülkemizin hem de işadamları olarak bizlerin kazançlı olacağı önemli projeleri hayata geçirebileceğiz.
Sayın Başkan, Sayın Konuklar, Değerli Meslektaşlarım,
Şu anda, içlerinde oğlumun da bulunduğu genç işadamı ve üyelerimiz de bizlerle birlikte bulunuyor, ben, hepinizin huzurunda onlara şunu söylemek istiyorum:
“Az önce, sözlerimin başında babalarımızdan devraldığımızı söylediğim mirası bu hali ile siz gençlere devretmemek için elimizden gelen gayreti göstereceğiz, umud ettiğimiz bu kez başarılmasıdır."
İçten dileklerimle hepinizi saygıyla selamlıyorum..
Teşekkür ederim.
Efgaristo
Thank you.
Metin Yalçın
Başkan