|
KKTC Bakanlar Kurulunun Ekonomik
Önlemler paketi hakkındaki İŞAD görüşleri:
KKTC hükümetinin 22 Mayıs 2000 tarihinde sivil toplum örgütlerinin
bilgisine getirdiği KKTCnde Sosyo-Ekonomik Sorunların
Aşılması ve Yapısal Dönüşüm İçin
Alınması Gerekli Önlemler hakkında İŞAD
görüşü aşağıdadır. Önlemler
paketi hakkındaki görüşümüze ilave olarak KKTC
Ekonomisi hakkındaki raporumuz da ilişiktedir. Raporumuzla
bazı konularda örtüşen ancak KKTC hükümetinin
uygulamada ne kadar kararlı ve ciddi olduğunu bilemediğimiz
bu önlemleri çok ihtiyatlı bir iyimserlikle karşılıyoruz.
Önlemler paketi yerine bir hükümet programı gibi kaleme alınmış
olan Bakanlar Kurulu raporunda görmeyi arzuladığımız
birçok gerçek yoktur. Değişik yorumlara neden olamayacak
kadar açık ifadelerle hedeflenenin açık rekabete
dayalı serbest piyasa ekonomisi olduğu, Avrupa Birliği
Kopenhag ve Maastrich Kriterlerine uyulacağı deklare
edilmeli idi. Kamunun süratle ekonomik faaliyetlerin dışına
çıkarak küçüleceği, kamuyu cazibe merkezi olmaktan çıkarmak
için kamu görevlilerinin ve siyasilerin istisnasız tüm
imtiyazlarının kaldırılacağı, özel
sektör yatırımlarının teşvik edileceği
ve üretilen malların pazarlanmasındaki engellerin kaldırılarak
teşvik edileceği beyan edilmeli ve bugünden itibaren yapılacak
hertürlü yasal düzenleme ve uygulamaların bu amaç doğrultusunda
yapılacağı taahhüt edilmeli idi. Bu önlemler
paketinin, seçim meydanlarında verilen sözlere benzemediğini
umuyor ve İzleme ve Koordinasyon Komitesinin yürütmeden
bağımsız ve sivil toplum ağırlıklı
olması ve bu konuda görevlerini yerine getirmeyenler hakkında
cezai kovuşturma yapılabilecek şekilde yasal düzenlemelere
gidilmesi gerektiğine inanıyoruz. Politikacı ve bürokratların
kamu yönetiminde eksik veya yanlış yaptıkları işlerden
sorumlu tutulmaları ve yasalara uymayan vatandaşlar gibi
cezalandırılmaları gerektiğinin demokrasi gereği
olduğunu hatırlatmak istiyoruz.
Uzun
yıllar devam eden kötü yönetimler neticesinde tıkanma
noktasına gelen KKTC ekonomisinin bugünkü durumuna geliş
şekli Önlemler Paketi nde eksik bırakılmıştır.
Öncelikle önemli olanın, kendi ayakları üzerinde
duramayan KKTC nin ekonomik sisteminin güçlendirilmesi için alınması
gerekli önlemler olduğuna katılıyoruz. Ancak, hatanın
doğru teşhis edilmiş olduğundan ve alınması
önerilen önlemlerin netice vereceğinden emin olmak istiyoruz.
Bu sebeple, açıklanan önlemlerin yalnız başlarına
çok fazla bir netice veremeyecekleri
kanaatindeyiz. Bu kötü pozisyona geliş şeklimiz
iyice kavranmalı, neyin nerede yanlış yapıldığı,
tekrarlanmaması ve düzeltilebilmesi için ortaya çıkmalıdır
Bugünkü duruma gelişimizdeki ana neden, ilişikteki
raporumuzdan da görüleceği gibi, ekonominin sağlıklı
çalışabilmesi için ihtiyaç duyduğu tüm kaynakların
gereksizce büyütülen ve hantallaşan
devlet yapısı tarafından tüketilmesidir. Kaynak
bulamayan ve ürettiğini de ihraç edemeyen özel sektör küçülmüş
ve üretimden kopmuştur. Türkiyede uzun yıllar yaşanan
yüksek enflasyon kullanılan Türk Lirası ile KKTC ye
katlanarak ithal edilmiştir. Türkiyeden gelen yardımlar
da maksatlarına uygun kullanılmadıkları için çar
çur edilmiş, Türkiye ile KKTC arasında yapılması
şart olan ancak yanlış yapıldığı
ve yanlış uygulandığı için hedeflenen
amaca ters neticeler veren TC KKTC ekonomik entegrasyonu da KKTC
de ekonomik çöküşün hızlanmasına neden olmuştur.
Açıklanan önlemler paketinin içeriğine baktığımızda,
yıllardır özlenen birçok yasal düzenlemeyi pakette görmemize
rağmen, eksiklikleri ve yanlışları da çoktur.
Derneğimiz, hükümetin hazırladığı önlemlere
gerekli katkıyı koyacaktır. Sorumluluk bilinci ile
hareket edecek tüm sivil toplum örgütlerinin de böyle davranacağını
ümit ediyoruz. Bu önlemler paketine katkı koymak istememiz, hükümetin
bu konudaki ciddiyetine inanmak istediğimizin işaretidir.
Kaynakların nereden temin edileceği, hangi özelleştirmelerin
ne zaman yapılacağı, kamu maliyesine hem gelir artırıcı
hemde gider azaltıcı tedbirlerin gerekliliği, vatandaşları
imtiyazlılar ve imtiyazsızlar diye ayıran her türlü
yasanın ve uygulamanın düzeltileceği vurgulanmayan
raporun, günü geçirmek için mecburiyetten hazırlanmış
bir paket mi, kriz yatışıncaya kadar ortalığı
yatıştırmak maksadı ile mi, Cenevre öncesi bir
manevra mı yoksa Türkiyeden yardım almak maksadı ile
mi hazırlanmış olduğu konusunda toplumda ciddi
soru işaretleri vardır.
Söz verilenlerin zamanında yapılacağı ve yanlışların
ve eksiklerin hemen düzeltileceği hakkında hükümetten
daha fazla taahhüt ve irade görmeyi bekliyoruz. Bunların gerçekleşmesi
için nasıl tedbirler alınacağının sigortasına
ihtiyacımız vardır.
|